Meme büyütme ameliyatı (göğüs büyütme); genetik faktörler, gelişimsel eksiklikler, kilo alıp vermeler, emzirme sonrası doku kayıpları veya asimetri sorunları nedeniyle memelerinin hacminden ve formundan memnun olmayan kadınlara uygulanan cerrahi bir prosedürdür. Günümüzde modern silikon göğüs protezleri (implant) ve yağ enjeksiyonu teknikleriyle son derece doğal, estetik, dokunulduğunda kendi dokunuz hissini veren ve vücut hatlarıyla orantılı bir büst görünümü elde etmek mümkündür. İşlem sadece hacim kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda meme tabanını yeniden şekillendirerek göğüs profilini üst seviyeye taşır.
Meme büyütme ameliyatına başvurma nedenleri hastadan hastaya değişse de temelde estetik, fonksiyonel ve psikolojik nedenler olmak üzere üç ana başlık altında toplanır:
Göğüs büyütme operasyonu, vücut gelişimini tamamlamış, genel sağlık durumu genel anesteziye engel teşkil etmeyen ve ameliyatla ilgili gerçekçi beklentilere sahip olan kadınlara güvenle uygulanabilir.
Cerrahi güvenliği sağlamak ve hasta sağlığını korumak adına belirli durumlarda meme büyütme operasyonunun yapılması sakıncalıdır veya ertelenmelidir.
Meme büyütme ameliyatında ana zamanlama kriteri göğüs dokusunun gelişimini tamamlaması ve hastanın psikolojik olarak sürece hazır olmasıdır. Mevsimsel açıdan değerlendirildiğinde yılın 365 günü güvenle gerçekleştirilebilir. Ancak seçilen döneme göre dikkat edilmesi gereken bakım esasları bulunur:
Bizimle iletişime geçmek ister misiniz? WhatsApp üzerinden sohbet etmek için aşağıya tıklayın veya hızlı bir yanıt almak için iletişim formumuzu doldurun!
Günümüzde kullanılan silikon meme protezleri, dış yüzey yapısına, içerik maddesine (kohezif jel), profil yüksekliklerine ve şekillerine göre farklı kategorilere ayrılır. Hangi protezin seçileceği hastanın mevcut meme dokusu kalınlığına, göğüs kafesi genişliğine, omuz omur yapısına ve estetik beklentilerine göre cerrah tarafından milimetrik ölçümlerle belirlenir.
Cerrahi müdahale veya anestezi istemeyen hastalar için medikal estetikte bazı ameliyatsız seçenekler bulunsa da bunların hiçbiri silikon protezlerin sağladığı ömür boyu kalıcılığı, formu ve belirgin hacmi veremez. Yöntemlerin detayları şu şekildedir:
Meme büyütme cerrahisinde başarı; protezin yerleştirileceği kesi yeri ve silikonun konulacağı anatomik katmanın (cebin) hasta anatomisine göre doğru seçilmesine bağlıdır.
Meme büyütme ameliyatı olmayı düşünen kadınların en çok merak ettiği konulardan biri gelecekte hamile kaldıklarında emzirip emziremeyecekleridir. Meme altı kıvrımından yapılan ve protezin kas altına, kas zarı altına veya dual plane yerleştirildiği ameliyatlarda süt bezleri (gland) ve süt kanalları hiçbir şekilde kesilmez veya zarar görmez. Protez, süt bezlerinin tamamen arkasındaki ayrı bir anatomik plana yerleştirildiği için süt üretimi ve süt salgılanması etkilenmez. Bu tekniklerde gelecekte hamile kalma ve emzirme fonksiyonları %100 korunur.
Ameliyat öncesi hazırlık süreci, cerrahi başarısını artırırken kanama ve komplikasyon risklerini minimuma indirir.
Meme büyütme operasyonu sonrası iyileşme süreci gelişen tekniklerle oldukça konforlu geçmektedir. Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gereken zaman çizelgesi şöyledir:
Her cerrahi keside olduğu gibi meme büyütme ameliyatında da milimetrik bir iz kalır. Ancak ameliyat kesileri meme altı kıvrımı, meme başı renk sınırı veya koltuk altı çizgisi gibi vücudun doğal anatomik gizlenme hatlarına yerleştirilir. İlk haftalarda hafif pembe renkli olan dikiş izleri, kullanılan özel iz giderici kremler ve bantlar sayesinde 6. aydan itibaren cildin kendi tonunu alarak beyazlaşır ve dışarıdan bakıldığında fark edilmeyecek belirsiz bir çizgi halini alır.
Bizimle iletişime geçmek ister misiniz? WhatsApp üzerinden sohbet etmek için aşağıya tıklayın veya hızlı bir yanıt almak için iletişim formumuzu doldurun!
Yeni nesil kohezif jel teknolojisine sahip silikon meme protezlerinin patlama, akma veya sızdırma riski yok denecek kadar azdır. Dış kılıfları darbeye son derece dayanıklıdır. Eski teknoloji protezlerde 10-15 yılda bir rutinde değişim önerilmekteyken, günümüzde kullanılan FDA onaylı modern protezler cerrahi bir komplikasyon veya deformasyon yaşanmadığı sürece ömür boyu güvenle vücutta kalabilir. Silikon protezler meme kanseri riskini artırmaz; mamografi, MR ve ultrason gibi tıbbi tarama testlerinin yapılmasına engel teşkil etmez.
Meme büyütme operasyonu günümüz cerrahi teknolojisiyle güvenlik profili son derece yüksek bir işlemdir. Ancak her cerrahi operasyonda olduğu gibi bazı öngörülebilir yan etkiler ve nadir riskler barındırır.
Meme büyütme ameliyatı fiyatları; kullanılan silikon protezin markasına (Motiva, Mentor vb.), modeline (ergonomik, çipli, pürüzlü), ameliyatın tekniğine, ilave bir dikleştirme ihtiyacının olup olmamasına ve hastane standartlarına göre kişiye özel olarak belirlenmektedir.
Fiyatlandırmayı etkileyen temel unsurlar şunlardır:
Bakımda Mükemmeliyet, Cerrahide Hassasiyet
Özel CE Tıp Merkezi’nde, cerrahi ustalığı derinlemesine hasta odaklı bir yaklaşımla birleştiriyoruz. Mükemmeliyet ve yenilikçilik ilkeleri üzerine kurulan merkezimiz; güvenliğinizi ve estetik hedeflerinizi her şeyin üzerinde tutan seçkin hekimlere ve uzman bir kadroya ev sahipliği yapmaktadır.
En son tıbbi gelişmeleri ve modern sağlık teknolojilerini sistemimize entegre ederek, size sadece bir operasyon değil, premium bir sağlık deneyimi sunuyoruz. Plastik cerrahi işlemlerinin son derece kişisel bir yolculuk olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle, dünyanın dört bir yanından gelen hastalarımızı; sofistike ve konforlu bir ortamda, yüksek kaliteli tıbbi hizmetlerle buluşturuyoruz. CE Tıp Merkezi’nde sadece bir hasta değil, bizim önceliğimizsiniz.
Uzman Cerrahi Ekibimizle Tanışın
Merkezimiz, uluslararası deneyime sahip, sertifikalı ve alanında uzman plastik cerrahları bir araya getirmektedir. Her prosedür, hassasiyet ve özenle doğal sonuçlar elde etmeye odaklanmış uzman hekimlerimiz tarafından gerçekleştirilir.
Yeni nesil, yüksek teknolojili kohezif jel implantlar "ömür boyu kullanım" onayıyla üretilir. Tıbbi bir gereklilik veya estetik bir tercih değişikliği olmadığı sürece implantların 10-15 yılda bir değiştirilmesi gerekmez.
Su geçirmez bantların ve medikal pansumanların kullanıldığı vakalarda genellikle ameliyattan 3 ila 4 gün sonra ılık suyla ve sırtı suya dönük olacak şekilde duş alınmasına izin verilir. İlk haftalarda göğüs bölgesini ovalamaktan ve aşırı sıcak sudan kaçınılmalıdır.
Özellikle kas altı planı tercih edilen ameliyatlarda ilk 2-3 gün göğüs bölgesinde baskı ve kas gerginliği hissi oluşması doğaldır. Bu durum doktor tarafından reçete edilen kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçlarla konforlu bir şekilde kontrol altına alınır. İlk haftadan itibaren gerginlik hissi yerini yumuşamaya bırakır.
Günümüzde kullanılan yeni nesil ergonomik ve kohezif jel silikonlar, vücut hareketlerine göre şekil alır (ayaktayken damla, yatarken doğal bir şekilde yana kayma). Doku kalınlığı yetersiz olan hastalarda protezin kas altına veya dual plane (çift plan) yerleştirilmesi sayesinde silikonun kenarları dışarıdan belli olmaz. Doku iyileşmesi tamamlandığında dokunulduğunda tamamen doğal meme dokusu hissi verir.
Ameliyat sonrası ilk 1-2 haftada oluşan ödem ve hafif morluklar son derece doğaldır. Morluklar genellikle 10-14 gün içinde sarararak tamamen kaybolur. Ödemin %80’i ilk 1 ay içinde dağılır, ancak memenin tam yumuşaması ve nihai şeklini alması 3 ila 6 ayı bulur.
Meme dokusunun boyutu büyük oranda genetik faktörler, hormonal yapı ve vücut yağ oranına bağlıdır. Ergenlik döneminde hormonal yetersizlik veya genetik yatkınlık nedeniyle meme dokusu küçük kalabilir (mikromasti). Ayrıca emzirme sonrası süt bezlerinin küçülmesi, hızlı kilo kayıpları ve yaşlanmaya bağlı olarak da meme hacminde erime ve boşalmalar meydana gelebilir.
Günümüzde kullanılan FDA onaylı yeni nesil kohezif jel silikonlar son derece dayanıklıdır ve dış kılıfları darbelere karşı güçlendirilmiştir. Eski teknoloji protezlerde 10-15 yılda bir değişim düşünülürken, günümüz modern silikon protezlerinde tıp dışı bir komplikasyon yaşanmadığı sürece protezler ömür boyu güvenle vücutta kalabilir.
Kadınların büyük bir çoğunluğunda iki meme arasında hafif de olsa asimetri bulunması anatomik olarak normaldir. Ancak ergenlikteki gelişimsel farklılıklar, tüberöz (tüp) meme deformitesi veya geçirilmiş travmalar nedeniyle bir meme diğerinden belirgin derecede küçük kalabilir. Bu durum ameliyat sırasında her iki tarafa farklı boyutlarda (cc) silikon protez yerleştirilerek tamamen eşitlenebilir.
Meme dokusu kas dokusu değil; esas olarak süt bezleri ve yağ dokusundan oluşur. Bu nedenle masaj, göğüs egzersizleri veya bitkisel kürler meme dokusunun hacmini kalıcı olarak artıramaz. Spor yapmak yalnızca meme altındaki göğüs kasını (pektoral kas) sıkılaştırarak memenin daha dik durmasına yardımcı olabilir. Kalıcı ve belirgin bir hacim artışı ancak cerrahi protez uygulamaları veya yağ enjeksiyonu ile mümkündür.
Protez seçimi hastanın mevcut doku miktarına ve estetik beklentisine göre değişir. Damla (anatomik) protezler, üst kısmı daha yatık olduğu için meme dokusu hiç olmayan hastalarda en doğal geçişi sağlar. Yuvarlak protezler ise dekolte bölgesinde belirgin dolgunluk ve üst kutupta yuvarlaklık isteyen hastalar için idealdir.
Preservé™ uzun vadeli bir estetik değişim sunar. Ağır cerrahi implantlar yerine vücudun doğal doku tepkisini kullandığı için sonuçlar yıllar boyu formunu korur ve sizinle birlikte doğal bir şekilde yaş alır.
Kendi vücudunuzdan alınan yağların enjekte edildiği yağ transferi yöntemi ameliyatsız/protezsiz bir alternatif sunsa da, enjekte edilen yağın bir kısmı zamanla emildiği için yalnızca hafif hacim artışlarında tercih edilir. Doldurulabilir sentetik dolgular ise enfeksiyon ve reaksiyon riski nedeniyle günümüz güvenli tıp standartlarında önerilmemektedir.